Tibet Notlarim












Mel Melahat Ozsimsek
Gezi tarihi Ocak 2007


Dünya kültür, din, gelenek farkliliklarini tatma sevdalilari ve dagci gezginlerin, hep gitmek istedikleri bir ulke vardir ki bu ulke cografik olarak dunyanin iklim ve bitki cesitliliginden en magrum olanlarindan biri, kislari kurak ve sert ruzgarlariyla, yazlari fazla dusmeyen yagmurlariyla bu ulke insanlari, Dunyanin en yuksek dag ve platolarinda kendilerine yurt edinmis ozgun mu ozgun ve etnik cesitlilikleriyle tibetliler ve ulkeleri Tibet tir
Yuzyillar boyunca dis dunyaya kendini kapatmayi becermis bu gizemli, ancak bir o kadar da basit ve zor hayat sartlariyla, ekolojik yasamlariyla, bu yanik guleryuzlu, cekik gozlu, orgulu sacli halk yasadiklari ortamda gipta edilecek adaptasyonlariyla, yuksek daglarin gollerin eteginde izole yasamlariyla hep ilgimi cekmistir
Ocak ayinda hep parlayan gunesinin altinda, bu topraklarda cok kisa olan bu ulkeye ilk gezimde, (bir hafta) karayolu ile Katmandu - Lhasa arasindaki hac yolunda gectigimiz yuksek platolar 7 binlere varan daglar buz tutmus goller ve 5500m gecitlerden gecerken bircok manastir ve koylerde durakladik degisen kasaba ve kentlesmeyide gorduk, yol guzergahimiz 3 jeep ile katmandudan baslayip Nyalam Lhatse Shigatse Gyantse ve Dali Lama nin terk etmek zorunda kaldigi Lahasa ya varisti.
Bu bir turistik rotaydi ancak kis doneminde pek az turist buralari ziyarete gitmekte, boyle olmasi benim icin buyuk bir sansti cunku turist yerine kislari yuksek platolardan, koylerden sehirlere inen alis veris ve manastirlarda ibadet yapmaya gelmis renkli tibet halkinin cesitliligi ile doluydu tum sokaklar.
Gectigimiz koylerdeki evlerin catilarinda calilara , agaclara, yuksek tepelere asilmis renkli dua bayraklari ile donanmis, bu bayraklar dalgalandikca dualarinin ruzgarla ucusup yasamlarina refah ve sans getirdiklerine inanirlar.
Kurak ve corak gozuken bu yuksek daglarin ancak en yukseklerindekilerin 6 ,7metredekilerin uzeri karla kaplidir alcaklardaki kar sert ruzgarla savrulur zaten kis aylarinda buralara pek yagis dusmezmis.
1949 yilindan itibaren Cin baskisi ve isgalinden beri ulke insanlari ' Cinlilerin soyledikleri gibi! ve bu sozlerin kullanilmasini istedikleri - --kultur devrimi- --yasamislar, bunun hic kulak arkasi edilemeyecek uzun aci bir hikayesi var oyleki binlerce insanin cektigi acilar degisimler , zorlamalar , yuzyillar boyu geleneklerine dinlerine cok bagli halk, yasamlarinin bu iki oncelikli ogesinden tam anlamiyla vazgecilmeye zorlanmis, bu degisen sisteme buyuk kayiplar vermis ve acili yillar sonrasi boyun egmek zorunda kalmislar. Gelen sistemin tabiki faydalari su gun gorulebilinir, yollar, okullar hastaneler ve batinin renkleri hatta mcdonald in kokusu bile!!! .. ancak goturdukleri cok daha fazla olmus,tek bir ornek lhasa sokaklarinda 1949 martinda 3 gunde 15 bin tibetlinin cesetleri gibi.
1960 larda Cin hukumeti, Tibetli ciftci halkin yuzyillardir ana besin kaynagi olarak topraklarina ektigi arpa yerine bugday ve princ ekilmesi sartini koymus ancak tabiat sartlarinda bu hic verim vermemis ve yillarca sefillik ve acliktan olenler olmustur, binlerce can kaybindan sonra bu politikadan vazgecilmis ve tekrar arpa yetistirilmesine izin verilmistir. Buna ragmen bugun orada gorebildigim kadar,gecmise ve yasananlara ait ne kin ne de nefret vardi, bu budizmin verdigi bir bilgelik olsa gerek diye dusunuyorum.
Bugun Tibet halki uzun yillar sonrasi harabeye donmus manastirlarinin ve 80 li yillarda kalkan ibadet yasagindan sonra, 90 li yillarin basinda tadil edilip, acilan manastirlarinda inanis ve ibadetlerini, yineden sukunet ile devam etmenin mutlulugunda ve huzurundalar Her tibetli gununun bir zamanini mutlaka ibadete ayirir,bu gunluk yasamin bir parcasidir. Ister dagda, ister sehirde olsun buna zaman ve ozen gosterirler.Bircogu aydinlamaya yani nirvanaya ulasmanin yolu olduguna inanirlar, inanislarina gore uc ana yolu vardir : Hinayana yani, kisinin aydinlanmaya giden yolun, arzularin otesine gecmeyle olusuna inanmadir. Mahayana: bu daha yuksek bir nirvanadir cunku sadece kisi degildir tolera ve comertlik vermesi gereken, tum yasayan canlilardir,,Tantrayana: bir ust yoldur bu, ana inanis, herkese karsi bagislayici olmak ve enerjinin dogaya yoneltilmesini amac gutmektedir.
Manastirlarin hemen hemen hepsi yamac ve tepelere kurulmus, Uzaktan baktiginizda beyaz ve kiremit kirmizisi binalariyla temiz pak birer koy gibi duruyor, dar tas sokaklar turuncu giyimli rahip ve rahibelerin calistigi mekanlar, kaldigi evler, egitimlerini aldiklari mekanlar, koca kazanlarin kaynadigi buyuk mutfaklar, ibadet yerleri, tapinaklar, rengarenk tanri figurleri ile donanmis tutsu ve yak yagi mumlariyla, tavanlarindan sarkan islemeli ipekleriyle, dantel gibi boyanmis renkli tavanlariyla, isli puslu serin ic mekanlar ziyaretcilerle dolup tasiyor...,, herkes bir sessizlik halinde saat yonunde ana dualari olan, om mani pad me hum sozlerini mirldanarak koca manastirlarda hafif bir ugultuyla, sanki o rengarenk tanri figurleriyle karsilikli konusuyormuscasina girer cikar bu manastirlara.. Kirsal bolge insanlari coluk cocuk yetiskin bir araya gelerek cay, bira icerek saatlerce gunluk yasamlarini konusmayi, toplu picnikler yapmayi cok seviyorlar. Halk aile kulturune bagli.
Bildigimiz caylardan degildir ictikleri oradaki zor sartlarda en iyi yetisen ve ana besin kaynaklari olan kavrulmus arpa unu sicak su tuz ve yak tereyagindan yapilma cayi gunde ortalama kisi basi 30- 40 bardak tuketmekte, bu hava sartlarinda alinan sicak sivi ve ana gida olmakla beraber bir araya gelme merasimidir de. Termoslara konmus, her yerde,,, meydanlarda, sokaklarda, dukkan onlerinde kis gunesi altinda yere cokmus obek obek cay icen tibetliyi gormek sasirtici degil.
Daglardaki gocebe halkin ana yemegi guttukleri hayvanlar ve sampadir. Sampa kavrulmus arpa unu tereyag ve sicak sudan yapilan bulamac gibi bir yiyecektir, icine seker de koyarsaniz oldukca guzel.
Kirsal kesimlerde yasayan kucuk ciftcilerin ve yoruklerin bir diger yasam kaynagi ve besini bu soguk ve az sayili bitki ortusu olan daglara dayanikli olan Yak hayvani,, bu hayvanin eti sutu yagi derisi yunu degildir sadece kullanilan cok saglam olan kemikleriyle de alet, taki yaparlar kendilerine, Taki takmayi kadin erkek tum halki seviyor, geleneksel motifleri ve dini sembol islemeli, oymali bir cok taki hazirlayip bunlari kis doneminde sehirlere indirip yerli yabanci turistlere satarlar.Yak hayvaninin yununden derisinden kiyafet ayakkabi cadir dokuma , diskisindanda yakit ureten bu gocebe halk tam anlamiyla ekolijik yasamlarindan hic mi hic yakinir gorunmuyorlar.
Orman ve agactan yoksun bir memlekettir sadece bir bolge ormanlik, bu yuzden tum kirsal kesim isinmalarini yak tezegiyle sagliyor. bu yuzden bircok kanaklama yerlerinde isitma you uyku tulumlari ve kat kat ortuler altinda uyuduk.
Bir Tibet linin hangi etnik gruptan oldugunu hatta ne is veya nasil bir yasama sahip olduklarini giydikleri kiyafet, taki ve sac orgu bicimiyle anlarsiniz, Her yorenin geleneksel kiyafet cesitliligi inanilmaz guzel, Ancak batinin ve cinin getirdigi degisimler sehirlerdeki Tibet li halki fazlasiyla degistirmis eski geleneklerinden koparmis onlari, Lhasa gibi sehirlerde turistlere cile cektiren dilenciler ve her seyi 4 misline satmaya calisan saticilar bunun en acik ornegi.
Baskent Lhasa da son budist liderleri Dali Lama nin yasadigi herkesin Tibet te yedi yil filminden bildigi Potala Sarayi -Manastri sehrin en yuksek tepesinde kugu gibi.
Lhasa da Tibetliden cok Cinli nufusu gorduk, Devrimden sonra Cin halkina vergi ve is kolaylikari sunularak Cinden buraya goc hizlandirilmis, Su gun devlet ve ust duzey calisanlarin buyuk cogunlugu Cinli halktan Tibetli ise alt duzey islerinde, Cince ogrenmek sart Tibet dilinide konusmak serbest, Ancak gecmisten veya Cin siyasetinden konusmak, yayin yapmak ve Dali Lama hakkinda soz ve resim hala yasak.
Manastir rehberimiz bize iceri girmeden once manastir cevresinde politik ve gecmis ile ilgili sualler sormamamizi rica etmisti, zaten her kosesinde Cinli askerler nobette. Rehberimiz daha iyi bir egitim almak amaciyla kacak yollardan daglari asarak Hindistandaki Tibet multeci okullarinda okumak icin yillarca ailesinden uzak kalmis ve tekrar Tibete donup rehber olmus, ulke halki pek kolay kolay yurt disina cikamiyor pek az sayida kisi bunu yapma sansina sahip. hala su gun bile Dali lama nin memleket edindigi Hindistan Dramsala ya yuksek daglardan az erzak ve yoksun kiyafetlerle soguk hava sartlarinda haftalarca suren kacis yolunda eziyetlerle asilan bu yolda hala kacis mucadelesi yapanlar var.
Tibete gidisimin devami olacak ulkenin ozellikle kirsal ve etnic ozgunlugun degismedigi tasra hayatini daha derinden gormek icin tekrar gidecegimi aklima koydum bile.

guney amerika ya ilk seyahatim















































ola, amigas,amigos
Peru deyince aklimiza ilk gelenler inkalar, muhtesem and daglari, amazonlar, renkli kiyafetler dokumalar, lamalar, panflut muzigi gelir Ulkenin size sunacagi bundan cok dahasi da var gorduklerim ve yasadiklarimi sizlerle paylasiyorum, Muchos Gracias

peru nun tarihi eski kolimbiya mediniyetine dayanir. inkalar peruda bin yil, taki 1532 de ispanyollarin egemenligine kadar surdurmusler, istiladan artakalan bu son mediniyetin akil almaz tas ustaliginin mimari orneklerinin cogunlugu, son inkalarin baskentleri cusco ve cevresindeki yuksek daglarda kutsal vadide toplanmis, bugunde orada yasayan halk hala inkali quechalilarin devamidir benim peruya gitme nedenlerim inka uygarliginin arta kalan tarihini gormek And daglarinda yurumekle beraber ulkenin cok renkli halkini, cografyasini, guney america muzigini, yemeklerini insan dokusunu gormekti.
Ulke cografik olarak uce bolunmus pasific okyanusu boyunca uzanan ince kiyi col seridi ki hic yagmur inmeyen bolgesi, ortasini serit gibi kesen 6800 m lere varan And daglari- alcalarak flarosi cok bol olan yagmur ormanlariyla birlesiyor, daha sonra ulke topraginin yarisini kaplayan genis amazon havzasina uzaniyor.
26 milyon nufusa sahip, halkin yarisini bugun yasayan inkalilarin devami olan quecha halki olusturuyor geri kalan bolumunu aymara, amazon kizilderilileri melez halk ve asya africa gocmenleri olusturuyor. resmi dil ispanyolca, quechua. aymara dili de azsayida olan Aymaralilarca kullaniliyor halkin yuzde doksani somurgenin etkisiyle doga dininden koparilmis ve roma katolikleri olmustur ancak hala kirsal koylerinde halk ugur getiren bereket getiren doga tanrilarina ciddiyetle saygi gostermekte ,seromineler, muzikler,danslar, dualar sunmakta. Bir konuya deginmeden gecemiyecegim ispanyollar bu topraklara ayak basmadan once yuz bin inkali halk yasarken iken istila sonrasi yuz yil icinde bu sayi on iki bine dusmus, cogu somurge direnisinde olmus diger kismida alisik olmadiklari batidan gelen grip ve cicek hastaligi mikrobundan olmus
peru dunyanin en yuksek golune =4810m titicaca golu, en derin kanyonuna= Colca kanyonu 3000 bin uzeri, en kurak Atacama colune ve dunyada en cok ziyaret edilen turistik tarihi inka kenti machupichi ye evsahipliyi yapiyor
her sehir ve kasabada tipik kolini mimarisi bir plaza =meydan var sasali binalarla cevrilen bir avlu goruntusundeki meydanlarda her zaman katedral veya buyuk kilise gorursunuz. zaten plazalari bulduysaniz hic kaybolmazsiniz.her sey o meydanda gelisir festivaller, en iyi dukkanlar yemek ve icme mekanlari,koselerinde ezgiler calanlar, parkinda banklarda oturup kuslari besleyenler, misir yiyip inca colasi icerek gunu gecirenler.Dunyada amerikan kolasindan sonra kendi Kolasini ureten ilk ulke olsa gerek, bu limonumsu, sapsari tatli bir gazoz.
Limaseyahat gecis yeri ana plaza haricinde ilgimi pek cekmedi herhangi bir sehir iste, varliklinin ve fakirin yanyana umarsiz yasadigi bir koca sehir.Kirsal bolgelerden gecim sikintisiyla gelenler yuzunden hirsizlik cok tum evlerin bahceleri yuksek demirli ve kilitli. Taksiciler, bindiginizde biri cantanizi kapmasin diye pencerenizi kapatiyorlar, ilk yapildiginda, adam bu sicakta nasil usuyor diye dusunmustum sonra anladim tipki Istanbul gibi bolca kapti kacticilar varmis...Lima nin pasifige bakan yuzu boylu boyuna ince kum sahil seridi, kis ayinda bir kac balikci, dolasan bir iki sevgili okul kiyafetleriyle guneslenmeye calisan birkac genc,,, eminim bu kumsala yazlari igne atsan bulamazsin Nufusun ucte biri ekonomik ve siyasi krizler nedeniyle baskent lima da toplanmis
halkin buyuk cogunlugu dunya fakirlik sinirlarinin altinda yasiyor.Koylerde ise yasam hala inkalardandan kalan yontemlerle devam ediyor kirsal yorelerde evler toprak saman karisimi kerpic.
peru muzigi tamamen halk muzigi geleneksel. Kulaga cok hos gelen ezgisi ve tinisi var..And flutu =Queno= bu uflemeli calginin onlarca cesidi var ispanyollardan gelen gitarda kulturlerinin bir parcasi, muzik ve dans hayatlarinda cok onemli bir yer aliyor oyleki bu kisa donem gezimde ulkenin bir cok yerinde sokak dans festivallerini gordum eskiden bagli olduklari kultur ve doga dinlerini simgeleyen rengarenk bazen de korkunc gorunen maskelerini kostumlerini ispanya kulturu ile harmanlayinca cok farkli bir goruntuye buruyorlar.
peru dokumalari cok unlu oyle renklilerki civil civil . Lama alpaca tuyleri el dokumasinda cok onemli bir yer tutuyor, yerli halkin giyimi cok renkli bolgeye gore degisiyor ve tum kadinlar sapka takiyor.
ispanyolca dil ve Salsa dans kursalari her kentte bolca, yuzlerce dil kurslari turist akiniyla is ve turizm yapiyor.Guney amerikada ingilizce pek bilinmiyor birazda olsun dillerini ogrenmek cok onemli seyahatte isinizi kolaylastitir, ogrenilmesi kolay bir dil tatile gelip iki hafta kursa giden birisi rahatca halkla kaynasabiliyor.Barlarda aksamlari salsa dersleri gecelerin eglencesi yerlisinde salsa bilmeyen yok zaten. Bizde halay bilmeyen varmi arkadaslar?
Yemekler lezzetli, sebze ve meyve bol, bolgesel olarak cok ceside ayriliyor baharati bol, kiyida balik agirlikli, unlu yemek cig balik =cebiche= limonda bekletilmis taze beyaz deniz baligindan yapiliyor cok populer. Andlarda sebze ve et agirlikli,yuz cesit patates ve misir yetistiriyorlar,lamalar daglik bolgelerde yetistirilen ana evcil hayvan bu hayvani yemiyor gucunden ve tuyunden yaralaniyorlar ayni familayadan alpacanin eti cok tuketiliyor, birde bizim tavuk besledigimiz gibi hamster besleyip yiyorlar bende yedim leziz tavsanla koyun karisimi tadinda.. Amozonlarda ise nehir balikciligi ve orman bitkileri ve akliniza gelmeyecek hayvanciklari!!! =========================================================
Manu Amazon havzasi -4 gun
bu bolgeye gitmek ayricalik uzun yolculuk ve pahali, iyi bir rehberle gidilmeli Ki doganin tadiyla beraber ozunude ogrenebilesiniz. Bu havza tropical bitki ortusu ve yaban yasamiyla tam bir cennet.soyle ornek verebilirim 1000 cesit kelebek 1500 cesit kus barindiriyor.Cuzcodan minubusle 7 saat bir yolculuk ardindan 5 saat kadar tekneyle nehir kollarinda tropical yesillikle suzulup gitmek sukunetli, tek sorun motorun gurultusu. Kamp yerimiz nehrin icerlerindeydi kaldigimiz aile burada dogmus buyumus kisilerdi bu ormanda actiklari bir parca arazi uzerinde inekleri tavuklariyla yasiyorlar evleri dort direk uzeri tahta kulube, Konakladigimiz yerler biz turistler icin yapilmis ahsap kuluber yagmur suyu biriktiriliyor elektrik yok gurultu hic yok sadece ormandan gelen doga sesleri yuzlerce renkli kuslar koca agaclarin birinden digerine suzuluyor hava nemli ilik arada bir gelen yagmur once serinletici sonra isinmayla neme donuyor biraz boguyor, Ormanda yururken oturacagin yere dikkat etmelisin yuzlerce bocek cesidi var hele iri karinacalarin uzerine oturayim demeyin bir isirik 5 ari sokmasina bedelmis , Bu jung ormanlarinda yururken gokyuzunu uzun sure gormuyorsunu, yon kavrami diye bir sey kalmiyor bu yuzden cok iyi bir yol gostericiniz ve oradaki dogal yasami bilenle gitmeniz gerek. Bizim rehberimiz burada buyumus sonra cuzco ya yerlesmis ama ormani o kadar cok seviyorki simdi ailesinin yanina bizim gibi turistleri getirip konaklatip gezdirerek hem kendine is hem de bu ozledigi ormana gelip gidiyor.Anne ve babasi 60 yasi uzerinde 40 inege yuzlerce tavuga bakiyorlar bir kac kopekleri var ama anlattiklarina gore kopeklerin omru kisa oluyormus genelde ormandaki diger canlilara av oluyorlarmis. Rehberimiz 12 yasindayken bir sulun avinda iz surerken biraz fazla dalmis ve ormanda kaybolmus tam 3 gun yolunu bulamamis. karanlikta yuzlerce zehirli boceklerin ve vahsi yasamin icinde erzaksiz kalmis ormanin cocugu oldugu icin kurt, bocek yenebilen otlarla ayakta kalmayi becermis, bi seferde annesiyle 2 gun boyunca kaybolmuslar biz olsaydik cok zorlanirdik galiba. aman ha amazonlarda kaybolmayin!!.
Tum kus ve dogal yasam severlere,, burasi bir cennet gidin yasayin
==========================================================
4 gunluk machupichu trekking ve kamp
machupichu ye ulasmanin en guzel yolu inkalilarin o tarihlerde actigi su gun bile % 60 eski tarihi patikadan, oyulan tas basamaklarindan Inkalarin ayak izlerini takip ederek variliyor, gunluk 500 kisiye yuruyus izni veriliyor buna size bakmakla yukumlu ekibinizde dahil bu klasik inka yolu icin sart kosuluyor bence doga ve tarihin korunmasi icin iyi bir onlem. bu yuruyuste ilk gun gectiginiz alcak dag bolgesinde yasayan quecha halkinin yasam dokusunu gectiginiz iki koyde tadiyorsunuz. Molalarinizda ev yapimi oldukca eksimsi misir birasini yudumlayabilirsiniz alisik olmayanlari kusturuyormus, bu yuzden iki yudum yeterli ne olur ne olmaz yol uzun daha ilk gunum,Trek boyunca eski inka sehirlerini geciyor, ziyaret ediyorsunuz, tepeleri puslu, arada bir gelen bulutlar, yemyesil And daglarinin temiz ve guzel dogasini endemik orkidelerini kendi suratinize uygun yuruyebilirsiniz rehber en son gelenin arkasinda.4. gun sabahin 4unde kalkip iki saat son parkuru yapip muhtesem machupicciye sabahin ilk isiklarinda gunes kapisindan -intu pintu giris herkesin bekledigi, an, bu yuruyusun en guzel odulu olaganustu bir his, tek sorun tum ekipler ayni anlarda o kapiya variyor o yuzden bu son parkuru hizli yurumustum. Yuruyuse ancak yetkili firma rehber ve cadirlarinizi kuran esyalarinizi tasiyan buyuk bir ekiple yapiyorsunuz bizim grubumuzda 4 bayan icin toplam 8 kisi hizmetteydi. tasiyicalar 30kg ya kadar yuk tasiyip sizden once yemek veya aksam konaklama yerine variyor her seyi hazirliyor. trekking boyunca yagmur ormanlarinin temiz havasi dogasi inka sehirleri goruntuleriyle cepecevre yani yuruyuste gozunuz gonlunuz doyuyor, Bu trekkinde ulastigimiz en yuksek irtifa 4200m. Hava iliman yagmur mevsimi oldugu icin iki gun ogleden sonra yagmur gorduk. yuruyus patikasi tertemiz kamp sonrasi her ekip kendi copunu geri tasiyor ates yakmak yasak yemek yapimi icin koca tupler tasiniyor.
Inanin her ogun yemek cadirina girdiginizde masada 4 yildiz bir servisi goruyorsunuz,sabahlari uyandirilip el yuz yikamaniz icin sicak su sabun havlu getiriliyor cadirinizin onunde tepeleri sisli daglara derin vadilere bakarak coco cayini yudumluyorsunuz. hizmet ekibi cevre koylerden fakir Queuha halki, guler yuzlu,kisa boylu esmer yuz hatlari bariz inkali tipler Quecha konusuyorlar geleneksel coco yapragi cigneyerek enerjilerine guc katiyor. Genelde irtifa rahatsizliklarina iyi geldigine inaniyorlar ve herkese oneriyorlar bu yuzden yuruyuse baslamadan once ilk durakta herkes bir tutam aliyor cignemesi bile maharet ve sabir isteyen tadi olmayan bir bitki, bir sefer denedim ancak yarim saat agzimda tuttuktan sonra otumsu odunumsu tutam dil altimi biraz uyusturdu daha sonra irtifadan etkilenmedigim icin gerekde gormedim kalaninida tasicilara verdim, ama cayi guzel yesil cay gibi,
========================================================
Puno,titicaca golu
Puno sehrine otobusle tepeden 4000m den variyorsunuz sehir goruntusu cok derme catma ama gol bunun aksine muhtesem goruntusuyle bu slikligi kaptiyor bu bolgedeki halk perudaki qeuchalilari en geleneksel sekilde temsil edenleri. koyu tenli halk yuksekligin soguk gecelerine gunduzun yakici gunesine adapte, kadinlari kabarik siyah etekli sapkali ve ton ton. Punolular dansi cok sevmeleriyle unlu hafta sonu herkes dans mekanlarini tiklim tiklim dolduruyor tam bir curcuna.
Titicaca dunyanin denizcilik yapilabilinen en yuksek golu 4810m yarisi bolivya siniri icinde golde bir cok ada ve bu adalar da tarihi gune tasiyanlar.
Cok ozel iki adadan birisi Taquile bu halk binlerce yil yabancilardan saklanmis, gec kesfedilmelerinden dolayida modern hayattan ve sistemden kopuk geleneksel el sanatlariyla,kiyafetleriyle, ada disindan kimse ile evlenmemeyle , erkeklerin sapkalarini kendilerinin ordugu kadinlarin kat kat renlki eteklerle bu sogikta bile corap giymeden sandeletle dolastigi, yasam kendi aralarinda kurduklari sistemle devam ediyor.
Uros adasi Savasci inkalardan kacmak amaciyla Aymara dilini konusan bu halk etnik grub, evlerini golde yetisen totora adli saz bitkilerini ust uste koyarak yaptiklari yuzen bir cok adaciklar haline getirmisler evleri tekneleri bu sazdan yapilma totoranin kok kismi yeniliyor gecim goldeki kuslar ve balik simdi ise turistlerin adalarini ziyaret etmelerine izin veriyorlar.Yerel yonetim gelen teknelerden belli bir odemeyi adada yasayanlar icin temin ediyor ki bu da su guc hayat sartlarinda ozgunluklerinin korunmasi icin bence cok akillica
==============================================
Pisco col tepeleri,Huaccahina vahasi, Ballestas adasi

Huaccachina pasifik okyanusu kiyisindaki col seridinde ufacik bir vahacik ve etrafinda birkackonaklama yeme icme mekanlari pekde temiz gorunmeyen ancak pazarlari ica sehrinden yerli halkin serinlemek icin geldikleri golun etrafini 10 dk da turluyorsunuz buradan kum tepelerine sekiz silindirli buggy tasiti ile tepelerden ucarak inip cikmak yureklerinizi hoplatiyor, tipki luna parkataki hiz trenleri misali. kumda kayak ve kizak yapma keyfine de ulasiyorsunuz, cok eglenceli. col seridi arkasi andlardan gelen irmaklarla beslenen topraklarda, ispanyollarin getirdigi uzum bagciligi ve pamuk uretimini yapiyorlar. Bu bolge ulkenin populer yerel ickisi pisco yu -bir tur brandy- ureten yer.yerli halk gibi sek icmeyin fena carpiyor!! bu bolge 2007 eylul ayinda yikici bir deprem gecirdi 6 hafta sonrasi ben oradaydim yikilan eveleri gordum Ica sehrindeki katedral cokmus plazadaki dukkanlar gitmis yerine seyyar tezgahlar kurulmus hayat bi sekilde devam ediyordu. etrafta dunyanin her kosesinden gelme yardim kurumlarinin calismalarida zaman zaman goze carpiyor.
==================================================
Ballestas adasi,
tabiat korumasinda, iliman havaya karsin soguk humbolt akintisi ve balik zenginligiyle penguenlere, fok baliklarina pelikanlara yuva ve ureme yeri her yil subat ayinda bine ulasan yavru fok baligi doguyormus adaya ayak basamiyorsunuz etrafinda tekneyle yaklasip seyir izni var. binlerce kusun faydali gubresi tarim icin toplaniyor tekneden keskin asit kokusu burnunuzu tirmaliyor zaten.
======================================================
Arequipa, Colca Kanyonu
volkanlarin in depremlerin sarstigi ikinci onemli sehir, mimarisi deprem korkusuyla, beyaz kalin volkanik taslarla orulmus suslu oyma islemelerle kaplanmis, Misti aktif yanardagi 5850m sehrin yanibasinda nobette durur gibi,Plazadaki 400 yillik katedral ve diger tarihi yapilar yuzyillardir buyuk depremlerden yaralar almis,2001 deki son depremden sonra zarar goren tarihi yapilar yeni tekniklerle saglamlastirilmis. bu sehir ulkede sesini en dinleten ve sofistike, en guzel perulu kizlara evsahibi.Buradaki ilk gunumde plazada ikinci katta kahvemi=cofe con leche= mi yudumlarken sokak folklor danscilarina sahit olmam cok guzel bir sansti, peslerinden sokak sokak dolastim. ulkenin her yoresinden farkli folklorik kiyafetleri danslari herkez tarafindan ilgiyle izleniyor.Bu yorenin kendine has kiyafeti tasra halkinca giyiliniyor, tamamen el islemisi rengarenk klos uzun etek yelek ve sapka giyiyorlar.
Arequipa dan gece otobusuyle deli gibi bir sofurun yuzunden cok sallantili 5 satlik yolculuk bana cok uzun geldi daha sonra ogrendimki bu sofor bu haliyle unluymus sikayetimi bildirdim. sabah tek basinizada yapabileceginiz bu ulkedeki emniyetli tek trekkingi, dunyanin en derin kanyonunda Colca da yapabilirsiniz, inis 3 saat suruyor vadiye indiginizde nehir kenarinda muz ve palmiyelerin arasindaki bungalovlarda kaliyorsunuz yada ve gectiginiz koy evlerinde kalabilir istege gore 2- 3 gun yapabilirsiniz. Kanyonun simgesi olan endemik kusu Kondor yuvalarinin basinda beklerseniz mutlak havadaki ucuslarini gorursunuz 3m ye varan bu koca kuslar vadiden kayarken cok gorkemli.Ayni zamanda inkalilarca kutsal bir kus
============================================================
peruyu bir ay boyunca gezerken yuzlerce km katetim genelinde otobusleri kullandim sirtimda 8 - 9 kg luk cantamla elimde lonely planet, hostallerde konakladim, yuregimde kesif heyecani gozlerimde iyimser bakisli gozluklerimle dogasini cografyasini , dilimin gevezeligiyle yerlisi ve gezgin turistlerle sohbeti, herseyi yiyebilen istahimla degisik yemeklerini , salsa danslarini tatmanin, dunyanin bir parcasini daha gorebilmenin, guzel duygulariyla evime dondum.
Boyle bir ulkeyi gezerken pahali kiyafetlerle gitmeyin hafif canta tasiyin paranizi bölün ve ayri yerlerde saklayin. Tek basima gezdim basima hic kotu bir olay gelmedi her zaman gideceginiz yerler hakkinda iyi bilgi toplayin yerli halki dinleyin.Klm havayollari amsterdam aktarmali Ist dan 1200 dolar vize icin pasportunuzu italya peru konsolosluguna gondermelisiniz.Bolivya ya gecisde vize yok turk pasportunu hic gormeyen gumruklerden gecerken once bir kenara aliniyorsunuz korkmayin sadece listeden kim oldugumuzu anlamak vizeye ihtiyaci varmi diye kontrol ediyorlar.

paylasabildigim ve okudugunuz icin tesekkurler.