
MOGOLISTAN ANILARI- 2.BOLUM
12 gunluk gobi gezisi- Ulanbator dan baslayip donen kirmizi noktali cizgi -yol yuzde yuz dogru olmayabilir ozellikle guney gobide bize isaret verecek haritaya gececek yol koy kasaba olmadigi icin tahmini guzergah biraz duz biraz egri boyle bir rotaydi iste....
Orta mogolistan ve Gobi Colu Nasil olsa donus noktam olacagindan baskent Ulanbator un kalan gezilesi yerlerini alisverisi eglenceyi gezimin sonuna birakarak uc gunden sonra gobi ye acilma planlarina gectim, Zaten hangi sehirde olursam olayim bir kac gunden sonra sehir disina cikma istegi beni sarar, bana gore bircok sehir bes asagi bes yukari bir sure sonra ayni tat verir guzelliklerinin yanında trafik, kalabalik, aradiginiz konfor ve cesitlilik, herseyin elinizin altinda olmasi..vs gibi, bu kolay, ulkelerin farkli dogasina yasayislarina sahit olacagim yerleri bulmak beni daha cok cezbeder.
Once sunu soylemeliyim Ulanbatordan ulkenin diger bolumlerine kis aylarinda gitmek o kadar kolay degil birincisi yol sistemi ve servis agı az, yani bir otobuse atlayip gidemiyorsunuz . Orta Mogalistan ve Gobi nin bakir, sessiz ucsuz bucaksiz koselerine ancak organizasyonlu tur veya ozel tasit + rehberi bularak gitmelisiniz, kis aylarinda paket turlar hemen hemen hic yok, gezgin sayisi da az olunca biraz sabirla bekleyip grup olusturma yoluna gidilmeli veya ozel tasitla tek yapmaniz gerekir ki buda pahaliya patlar. Yaz-Kis oldukca popular olan sehrin tam merkezindeki Golden Gobi guesthouse ugrayip Gobi ye herhangi bir tur olup olmadigini sordum onlarda bana orada kalan bir hollandali ciftin de ayni seyi yapmak istedigini ancak bir iki kisi daha toplamazlarsa bu tur fiatinin yuksek olacagini soylediler. Gidecek olan ciftle tanistim ilk karsilasma da Elise ve Marijn in cok seker insanlar oldugunu seziverdim 30 larinda olan bu guzel cift bir yil once hollanda da islerini birakip tam 12 aylik bir seyahate cikmislardi ve burasi gezilerinin sonu idi. Bakin bu konu cok onemli 12 gun boyunca ayni tasitta ve ayni ger cadirinda kalacaginiz kisilerle frekansiniz ve diliniz tutmasza sizi irite edebilir, tur boyunca mizmizlanan bir ciftle gezmek hic hos olmayabilir ve seyahatinize bulaniklik katabilir, bu cifte duydugum ilk sempatide yanilmamistim seyatimiz boyunca guzel paylasim yaninda benzer pencerelerden bakis acimiz aynı seylere gulup, uzuldugumuz sempati duydugumuz ortak sımsıcak anlar yasadık, simdi onlar benim guzel dostlarim ve hic gelmedikleri ulkemize gelmek icin can atiyorlar , bir gun kapimi calacaklarinda eminim.
Bu ciftle yolculugu organize ederken aldigimiz bir duyumla isvec-norvecli 20 li yaslarda genc bir ciftin de bu turun ilk 3 gunune katilmak istedigini ogrendik ve onlarin kaldigi pansiyona gidip tekifimizi sunduk onlarda gayet memnun bize katildi, tur icinde istedigimiz taban fiati bulunca programi yapip ertesi gunu icin yola cikma karari aldik. Takimda fena degildi 20 li 3o lu benimle 40 li yas cesitliligini tamamladik!!---varmi artiran 50 lide istiyoruz!!!
Gitmeden once ısının -20C ve altinda olacagini biliyorduk bize gereken sicak uyku tulumlarini ayaklarimiza giyecegimiz kece botlari teslim ettiler , sıcak tutan sapka eldiven gibi seyleri unutmamamizi tembihlediler .Yola cikacagimiz sabah toplanti noktasina geldigimizde rehberimiz Chaana ve soforumuz Siren tasita sebze meyve et ekmek gibi seylerle dolu kutulari yerlestiriyorlardi bu yiyecekler ger - yoruk cadirlarinda kalacagimiz ailelerin stoklarini kullanmamak ve genelde et ve hamur agirlikli yemek kulturlerinden cikabilecek yakinmalarimiza sebebiyet vermemek icin yapiliyormus, evet bunu gordum gercekten bombos bozkirlardaki yeme icme cesidi limitli yoruklerin hayvan stoklarindan et sut hamur agirlikli kulturleri, daha dogrusu ellerindekilere adapteli yeme kulturleri var, cok da saglam yapida ve sagliklilar. Ger = Koyun yununden yapilma tek odadan ibaret yuvarlak ,sokulup -tasinmasi tekrar kurulmasi kolay mogol yoruk cadiri, batisinda yasayan kazaklar ayni seyi yurt diye adlandiriyor
Ger den ger e 12 gun1200 km lik cember rotamız baskentin dogusuna cıkısla basladi, iki saat sonra Lun da yemek molasina kadar tasitta ilk binisimizden itibaren hepimizin ayakları cok üşüyordu, montlar eldivenlerle oturuyorduk , birbirimizi iyi tanimadigimizdan mı ne once bu konuda bir sey soylememistik ,sanki tek usuyen olmaktan cekinmis gibi , yemek molasinda tabak dolusu sebzeli etlı eriste yemegimizi yerken , tabiki olmazsa olmaz sutlu caylarda gelince, isinmaya baslayan ayaklarimizi konustuk hatta gulustuk rehberimiz kece botlarinizi giyin dedi ve yemek molasindan sonra once ayaklari soguk botlarımızdan cıkarıp ogusturarak isitip kece botlari gecirdik inanin o andan sonra yatak haric o simsicak tutan botlari ayagimdan hic cikarmadim.Lun daki kisa molamizdan sonra asfalt yol bitti iste gezi boyunca gidilecek duzene gectik ,,toprak bir izlekten ibaret yolumuz kurak olmazsa bata cika gidilecek yollar. Zaman zaman tuvalet icin mola verdigimizde bu acik bozkirlarda erkekleri tasitin bir tarafina bayanlarida diger tarafina taksim ederek soguklarda popolari serinleterek hallettik. Arada ufak tepelerin donmus derelerin, koyun keci inek at surulerinin bozkirlarda ozgurce otlayarak dagilimlarini, onumuzde suzulerek ucan kartallarin kanatlarini cirpisini izleyerek yol suruyordu herkesin bu bozkirların ufuklarına dalmis kendi dunyasi ile o an arasinda gidip geldigi kesindi.Arada bir soforumuze fotograf cekimi icin durmasini soruyorduk disari cikmak guzel ama uzun sure sogukta ellerimiz fotograf makinasinda kalamiyor, eldivenler cikinca esen ruzgar ve soguk hemen kemiklerinize işliyordu. İlk günümüz cogunlukla tasıtın icinde gecti buna ragmen gunun sonunda kendimizi yorgun hissetmistik
Aksam uzeri konaklayacagimiz ilk yörük ailemize geldik yan yana iki ger bizim olan daha az mobilyalı kenarlarina sıralanmıs tek kisilik divanlarımız ortada kucuk masa ve sobadan ibaret. Kullandıkları tek ampul ve siyah beyaz tv icin elektrik saglayan günes sistemi cadir onlerinde kapi basinda, bu yorukler dünyamıza dogaya en minimum zarari veren yasam tarzlarıyla gıpta edilecek düzeydeler. Bu bozkirlarda turist agirlama isini yapan bir cok yoruk aile var bu extra gelirleri. soylendigine gore yazin turistler icin kurulan ger kamplari yetmeyince bu ailelerde kaliniyormus bu mevsimde ise butun turistik ger kamplari kapali daha dogrusu cadirlarini toplanmis gorduk , sadece cadirin zemin yerleri belli oluyordu ki bunlarin bazilarina maalesef beton taban dokulmustu halbuki yerlisi asla boyle yapmiyor turistlerin ve kamplarinin kurulu olmasina hicde uzulmedim biz has olanda kaliyorduk ve tum bozkirlar ait olduklari insanlariyla basbasa idi, bizde kisa bir sure bunun bir parcasi olduk, bu ne guzel bir ayicalikti.
Bu ilk ger yasli dede nine kızı damadı ve iki cocuklu bir aileydi. Sıradag eteğinde kucuk bir kayalıgın esiğine kurulmuş nispeten daha az ruzgar alan, kislik yasam bolgeleri imis , yazin ger cadirlarini 10 -15 km ilerde nehire yakin bir yere kurarlarmis. Gere varir varmaz once bizi kendi gerlerine aldılar elimize birer kucuk porselen kaselerde sütlü tuzlu caylarını kurabiyelerini ikram ettiler bu arada genc olan bayan bizim kalacagimız gerin sobasını bir guzel yakmış ilk anda esyalarımızı bırakmak icin girdiğimizde buz gibi olan cadirimiz, biz onların yuvasinda caylarımızı yudumlarken cadirimizda hamam gibi olmuştu. Hava soguk olunca kısa aralıklarla dısarda durabiliyorduk ister istemez dinlenme anlarını cadırda geçiriyorsunuz ısınan gerde uzerimizdekileri birer birer cikardik gevsedik herkes kendini yataklara ativerdi kimi esyasini acti, kimi günlüğünü yazdı, kimi kitabini eline alip uzandi rehberimizde bir yandan aksam yemegimiz icin sebze ve etleri dogruyordu.. sobanın üstünde fokurdayan bir tencere … bu ne guzel bir keyifti Yasli teyze arada bir iceri girip sobaya tezek atiyordu kendisine biz atarız dedik rahatsizlik hisssettiğimizden falan degil kadincagizin zahmetine uzuldugumuzden.Tezek konusunda aciklama getireyim bu bizim anadoludaki gibi samanla harmanlanip sekil verilip kurutulan cinsten degil, tamamen inegin , yak okuzunun, devenin, atin ve koyunun otladiklari bozkirlara bedenlerinden nasıl cıktıysa o sekildeki atiklari, kuruyunca bozkirlardan obek obek toplaniyor sonra bu topladiklari yerden, yerine gore devenin, atin, okuzun veya motorsikletin uzerinde cadirlarinin yaninan komur gibi yigiyorlar bunu ısınma yemek ekmek pişirme işinde kullaniyorlar. Tek yakıtları yani. Ger yoruk yasami, duzeni, nasil kullanildigini, yabanci misafirlerin dikkat etmesi gereken püf noktalarını, nasil davranmasi gerektiğini, gerde nerede oturulmasi vs gibi tarz ve kurallarini ayri bir konu olarak acıklayıp kareleyeceğim. Gere sagilmak ve aglayan buzagilarin acliklarini dindirmek icin yasli amcanin, atini hazirlayip, genc delikanli cevikligiyle atlayip, uzakta minik bir nokta gibi gorunen 10 kadar inegi geri getirmesini izledim tabi o uzaklardan gidip gelene kadar kareleri yakalamak ayni zamandada bu gunluk goreve sahit olmak icin beklerken arada bir ger in o minik renkli kapisindan iceri girip-cikip isinarak yapabildim.
Her ger cadirinin yaninda acik bir agil var burada yavrulari ve sagilacak hayvanlari tutuyorlar digerleri ise bozkirlardaki otlaklarda kaliyor.Tum gobi gezimde cogunlukla bize ayri bir ger taksim edilsede ailenin ger ine girip onlarin yaninda oturup izlemeyi ve sohbeti tercih ettim bunu hollandali arkadaslarimda seviyorlardi onlarla kaynasirken neler neler ogrendik, o aksamda yemekten once beraber oturup hem günlük hayatlarını bu cadırda nasıl geçirdiklerini izledim hemde fotograflarla kareledim. Fotograf cekerken mutlaka izin alinmali genelde istemiyorlar turistleri agirlayan aileler buna alisik ancak ozellikle kucuk kasabalarda sokaklarda cekerseniz kiziyorlar arkalarini donuyorlar buna karsin bozkirlardaki yorukler daha toleransli ve alisik.O aksam ustu hafif yükseklikteki cadırımızdan gozumuzun alabildigine uzanan bozkırların aksam gunesi ısıkları altinda sarı altın gibi parıldadıgını simsicak duygularla ve huzurla izledim.Bu ne güzel bir manzaraydı, ardından o gece dısarı cıkıp baktıgım gokyuzunde dolunayı da gorunce ,,,,,, bir cit sesi bile yoktu muthis bir sessizlik. Bu kadar da sessizlik biktirir diyebilirsiniz ama ben bu huzuru tadabilmek icinde oradaydim .Hayatta her seye arada bir mola vermek gerektigini dusunenlerdenim. Bir tek kuru otun bu bozkırlardaki hayati önemini anladım ,ay ısıgında bile sarı rengiyle pırıl pırıl parlayan kuru otlar bozkilardaki hayatlara hayat verendi. Bu goruntuyu ve temiz soguk havayi cigerlerime cekip bu ana sahit olmanin keyfini kendime tekrarladim bu gercekten huzur idi , gezi boyunca sevgili hollandali iki dostumlada hep ayni seyi konustuk, kendi kendimize bu yollara düstüğümüz için tesekkur ettigimizi soylemekten keyif duyuyorum,.
tulerHer ger girisinin sag ve sol ilk bolumu mutfak, yanibasinda bir kapta uzaklardan donmus nehirlerden veya kuyulardan tasinmis su dolu kaplari var
Ben ve Hollandalı cift deve turunu gezimizin uzayan günlerinde güney gobi de yapacaktık. grubumuzdan erken ayrilacak diğer çift 2 saatlik deve turunu ilk gunun sonunda yaptilar Hava karardikca dahada sogumustu bu iki arkadas cok usuyordu aile uzun mantolari -DEL deniyor bunlara- getirip bu kisilere giyinmesinde yardim etti baslarinada deve tuyunden yapilmis sapkalari , eldivenleri verdiler ve memnunca yasli amcayi takip ederek bozkirlara dogru ciktilar donduklerinde sordugumuzda ise gulen gozle sadece yuzlerinin usudugunu ima ettiler ee ne derler romada iken romalilar gibi ol ,burasida mogalistan burada del manto ve kece botlar giyinilir!! O aksam rehberimiz Chaana bize sobanin basinda yemekler hazirladi sebzeli etli taze yapilma eriste ve salata, ardindan cukulatali biskuvi. Her cadira varista ilk is sobada koca bır tencere ısıtılıp termoslar hazirlanan sicak su paket cayimizin kahvemizin oldugu piknik kutuda minik masanin ustunde bize amade bekler idi.O aksam, ilk gunun soku ve usuyen bedenlerimizin sicacik gerde mayişmasiyla sobada catırdayan atesin sesiyle esliginde herkes erkenden hazirlanip kendini yataga atti kafa lambalari altında sukünetle kitaplarımızı okumanın sessizligiyle uykuya daldik. Sabahin erken saatlerinde 6. 30 Chaana nin sobayi hazirlama tikirtisina uyandigimda ger buz gibiydi zaten o gece soba sonunce sabaha karsi iyice soguyan yatagimda usuyunce kalkip corap kazak ne bulursam giyinip tekrar tulumuma girmistim buna ragmen yinede usumustum sonraki gunlerde buna care bulduk extra battaniyeyi tulumun uzerine atiyor usuyen kulak burun icinde kafamı tulumun icine sokarak hallediyordum.. Marijn ve Elise cifti aksine hic usumemisti nedeni ise bu ülkeye gelmeden once Cinden – 20 C ye dayanan uyku tulumlari almislardı. Diger cift ise tamamen hazirliksizdi cunku onlarinda geri kalan seyahatleri sıcak guney asya ulkelerine olacaktı fazla esya tasimamak ugrunaydı. Biraz usumuslerdi ama genc aşıklar bir yataga gecip birbirlerini ısıtmıslardi.Sabah rehberimizin hazirladigi guzel bir kahvaltidan sonra siyah ekmek recel tereyağ kahve ve omlet, ki bu tipik bir mogol kahvaltisi degildi, daha sonraları bize örnekleri sunuldu. Sabah 8.30 gibi yavas yavas tulumlarimizi katlayip dagittigimiz esyalarimiz toplayip sirt cantalarimizi tikistirip tasitin icine dolustuk , bu arada soforumuz Siren sogukta mızırdanan araci calıstırmakla meşguldü, aileye hoscakal deyip bozkirlara uzanan görünen tek yolu takibe, baska bir güne baska bir sayfaya acildik.
.jpg)