Gezdigimiz her yer ayri bir iz birakir bize, Kimisi dogasiyla kimisi tarihiyle kimisi insani ve yemekleriyle Halfeti nin bir sonbaharda gunesin sicak isiklari altinda bende biraktigi iz ise sessizlik ama bu sessizligin icinde bile Firat in sularina bakarken, sular altinda kalan yuzyillik fistik agaclari icin aglayan dedelerin seslerini, agitlarini duydum.
Beldenin nehir kenarindaki tum verimli toprak, bag, bahce, evler sular altinda.Su an yari bele kadar sularin icinde olan camide direniyor .Oradaki herkesin anlattigi ~bir zamanlar iste orada~ diyerek gole benzeyen nehir yatagini isaret edip benim bahcem fistik tarlam suradaydi diyenleri duyarsiniz. Urfa da ki en modern yer, bunu gorunumu icin soylemiyorum oradaki halkin dunyaya bakis acisindan tavirlari itibariyle bu sozleri sarf ettim.Genclerin aksam ustleri kiz erkek gol kenarinda oturup cekirdekle sohbetlerini, gun batiminda yuzumde gulumsemeyle izledim.
Ilcenin ust yamacindaki evler yoresel tas, mimarileri ozgun, bazilari bagini bahcesini kaybeden gecim derdiyle goc edenlere ait harap halde.Ilcenin yuva kaybedenleri oldukca mesafede devlet tarafindan kurulmus yeni halfeti kirac bir tepe duzlugunde, herkes bir sekilde bu yeni evlerinin onundeki bahcelere geleneksel antep fistik agacini dikmis bunlarin yesermesi meyve vermesi yillar alacak bir fistik agacinin erginlesmesi 20 yili aliyor, yeni nesil ise eski Halfeti deki sular altinda kalanlari ancak dedelerinden dinleyecek..
Bu sular altinda kalan sadece evler bahceler degil cok eski bir medineyetin tarihi kentide de var, Birecik baraji dolmadan once, uluslararasi son bir cabayla artik ates bacayi sariyor Zuegma tarihten silindi silinecek derken son 6 haftada cikarilan bu olaganustu mozaik ve freskler bugun Antep muzesinde, tarihte ,, Bu son calismayla ilgili yabanci basinda gunu gunene bir belgesel yapilmisti, programda son gunler yaklastikca sularin yavas yavas yukselecegi zaman geldi gelecek deyin Arkeoloji ve bilim insanlarinin son dakika telasi, gece gunduz calismalari, sonucunda toprak ustune cikarip bu tarihten bir tane villaya ait eserleri gun isigina cikardiklari icin bu kisilere hergun tesekkur ediyorum.
Halfeti ve civarinda ki tarih cok eskilere gidiyor M.O 855 Asurlara,,,sonra yunanlilar daha sonra Suryaniler, Araplar, Persler, Misirlilar,Sasaniler, Emeviler,Abbasiler ve 1146 da Romalilar, zaten Romalilarin gitmedigi yer mi var diyeceksiniz, sonrasi Osmanlilar ...
Mutlaka tekne ile Rumkale, Aziz Nerses kilisesi,Kiz magarasi tarihi sarniclari gormek gerek.Hele Rumkalesinde bir kuyu varki akil almaz buyuklukte, eskiden yuksek olan bu yamactan nehir seviyesine inen bu kuyu kaleye su ihtiyacini vermek uzere akillica yapilmis. Rum kalesi baraj sularinin yamac zemini asindirmasi nedeniyle uzun yillar ayakta kalmayacak, bu yuzden gidin gorun
Nadide siyah gulun memleketidir burasi, mevsimi olmadigi icin goremedim, sirt cantamla gezdigim icin fide de alamadim ama cig koftelerinin tadina bakabildim bu kofteler baska,,, deneyin derim.
sadece bir iki lokantasiyla sakin ehli servisleriyle sicak ayni zamanda melonkolik bir kasaba HALFETI...
Beldenin nehir kenarindaki tum verimli toprak, bag, bahce, evler sular altinda.Su an yari bele kadar sularin icinde olan camide direniyor .Oradaki herkesin anlattigi ~bir zamanlar iste orada~ diyerek gole benzeyen nehir yatagini isaret edip benim bahcem fistik tarlam suradaydi diyenleri duyarsiniz. Urfa da ki en modern yer, bunu gorunumu icin soylemiyorum oradaki halkin dunyaya bakis acisindan tavirlari itibariyle bu sozleri sarf ettim.Genclerin aksam ustleri kiz erkek gol kenarinda oturup cekirdekle sohbetlerini, gun batiminda yuzumde gulumsemeyle izledim.
Ilcenin ust yamacindaki evler yoresel tas, mimarileri ozgun, bazilari bagini bahcesini kaybeden gecim derdiyle goc edenlere ait harap halde.Ilcenin yuva kaybedenleri oldukca mesafede devlet tarafindan kurulmus yeni halfeti kirac bir tepe duzlugunde, herkes bir sekilde bu yeni evlerinin onundeki bahcelere geleneksel antep fistik agacini dikmis bunlarin yesermesi meyve vermesi yillar alacak bir fistik agacinin erginlesmesi 20 yili aliyor, yeni nesil ise eski Halfeti deki sular altinda kalanlari ancak dedelerinden dinleyecek..
Bu sular altinda kalan sadece evler bahceler degil cok eski bir medineyetin tarihi kentide de var, Birecik baraji dolmadan once, uluslararasi son bir cabayla artik ates bacayi sariyor Zuegma tarihten silindi silinecek derken son 6 haftada cikarilan bu olaganustu mozaik ve freskler bugun Antep muzesinde, tarihte ,, Bu son calismayla ilgili yabanci basinda gunu gunene bir belgesel yapilmisti, programda son gunler yaklastikca sularin yavas yavas yukselecegi zaman geldi gelecek deyin Arkeoloji ve bilim insanlarinin son dakika telasi, gece gunduz calismalari, sonucunda toprak ustune cikarip bu tarihten bir tane villaya ait eserleri gun isigina cikardiklari icin bu kisilere hergun tesekkur ediyorum.
Halfeti ve civarinda ki tarih cok eskilere gidiyor M.O 855 Asurlara,,,sonra yunanlilar daha sonra Suryaniler, Araplar, Persler, Misirlilar,Sasaniler, Emeviler,Abbasiler ve 1146 da Romalilar, zaten Romalilarin gitmedigi yer mi var diyeceksiniz, sonrasi Osmanlilar ...
Mutlaka tekne ile Rumkale, Aziz Nerses kilisesi,Kiz magarasi tarihi sarniclari gormek gerek.Hele Rumkalesinde bir kuyu varki akil almaz buyuklukte, eskiden yuksek olan bu yamactan nehir seviyesine inen bu kuyu kaleye su ihtiyacini vermek uzere akillica yapilmis. Rum kalesi baraj sularinin yamac zemini asindirmasi nedeniyle uzun yillar ayakta kalmayacak, bu yuzden gidin gorun
Nadide siyah gulun memleketidir burasi, mevsimi olmadigi icin goremedim, sirt cantamla gezdigim icin fide de alamadim ama cig koftelerinin tadina bakabildim bu kofteler baska,,, deneyin derim.
sadece bir iki lokantasiyla sakin ehli servisleriyle sicak ayni zamanda melonkolik bir kasaba HALFETI...
seyahat notlarim ve fotograflarim www.geziyorumlari.com paylasim sitesinde kelebek adi altinda gorulebilinir
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder